Çin, nükleer füzyon teknolojisinde önemli bir adım atarak taşınabilir bir nötron kaynağı geliştirdi. Xi’an Modern Kontrol Teknolojileri Araştırma Enstitüsü tarafından yürütülen proje, lityum ve hidrojen kullanarak sadece 10 watt enerjiyle çalışan bir cihaz ortaya çıkardı. Bu sistem, saniyede 10 milyar hızlı nötron üretme kapasitesine sahip ve bir yangın tüpü boyutlarında tasarlandı. Çalışma, 11 Haziran’da High Power Laser and Particle Beams dergisinde yayımlanarak bilim dünyasında büyük yankı uyandırdı. Projenin finansmanı, Çin’in önde gelen savunma sanayi şirketlerinden Norinco’nun iştiraki North Development Investment tarafından sağlandı.
Cihaz, “atomik el feneri” olarak adlandırılıyor ve elektriksel yük taşımayan nötronları yoğun, yönlendirilmiş bir hüzme halinde yayıyor. Her bir nötron, yaklaşık 3 milyon elektron volt enerji taşıyor; bu, atom bombalarında yayılan nötronların enerjisiyle karşılaştırılabilir bir seviye. Nötronlar, maddelerin içinden geçerek gizli patlayıcıları, nükleer materyalleri veya yapısal kusurları tespit etme yeteneğine sahip. Ayrıca, kanserli tümörlerin tedavisi, virüs yapılarının analizi ve endüstriyel testler gibi alanlarda kullanım potansiyeli taşıyor.
Geleneksel nükleer füzyon sistemleri, büyük ölçekli hızlandırıcılar veya karmaşık manyetik alan düzenekleri gerektirirken, bu cihaz sıradan hidrojen ve lityumla çalışıyor. Döteryum gibi pahalı izotoplara ihtiyaç duymaması, maliyetleri önemli ölçüde düşürüyor. Sistem, piezoelektrik seramiklerle mekanik enerjiyi elektriğe dönüştürüyor ve çay bardağı büyüklüğündeki bir reaktörde elektromanyetik bir kafes oluşturuyor. Protonlar, bu kafeste hızlandırılarak lityum katoda çarpıyor ve nükleer reaksiyonları tetikliyor. En dikkat çekici yenilik ise “polarize rezonans” tekniği. Bu yöntem, füzyon olasılığını klasik yöntemlere göre bir milyon kat artırarak teknolojinin verimliliğini en üst seviyeye taşıyor.
Cihaz, laboratuvar testlerinde yarım saat boyunca kesintisiz çalışarak stabilitesini kanıtladı. Dış güç kaynağına ihtiyaç duymaması, elektronik kontrol kolaylığı ve tekrarlanabilirliği, sistemin öne çıkan özellikleri arasında. Araştırmacılar, düşük maliyetli üretimle birlikte cihazın bilimsel ve endüstriyel alanlarda yaygınlaşabileceğini vurguluyor.
Askeri potansiyel ise tartışma konusu. Araştırmacılar, cihazın doğrudan bir silah olarak tasarlanmadığını ve askeri terminolojiden kaçındıklarını ifade etse de, taşınabilirliği ve enerji verimliliği, gelecekte yönlendirilmiş nötron tabanlı sistemlerin geliştirilebileceği ihtimalini akıllara getiriyor. Soğuk Savaş döneminde geliştirilen nötron bombaları, canlıları hedef alırken altyapıyı koruma amacı taşıyordu. Bu cihaz, benzer fiziksel prensiplere dayansa da henüz askeri bir amaçla sınıflandırılmıyor. Yine de savunma sanayi uzmanları, teknolojinin stratejik uygulamalar için izlenmesi gerektiğini belirtiyor.
